Güncelleme: Son zamanlarda öğrendik ki Büyük Valide Han’ın kubbesi çökme tehlikesi ile karşı karşıyaymış. Bundan yaklaşık bir sene önce o güzel İstanbul manzarasını arkasına alıp fotoğraf çekinenler arasında biz de olduğumuz için derin bir üzüntü duyduk açıkçası. Yetkililer gerekli önlemleri alana kadar hem sizin hem de böylesine değerli bir tarihi eserin can güvenliği için Valide Han’ın çatısına çıkmamanızı tavsiye ediyoruz.

 

 

Büyük Valide Han , İstanbul’da son zamanların en popüler mekanı. Herkes gibi bizim de Tarihi Yarımada’da geç keşfettiğimiz yerlerden birisi. İstanbul’un eşsiz manzarasını arkasına alıp fotoğraf çekinmek isteyen Büyük Valide Han’ın çatısına koşuyor. Haliyle Büyük Valide Han nerede, Büyük Valide Han’a nasıl gidilir, Büyük Valide Han’ın çatısına nasıl çıkılır soruları da eksik olmuyor. Buradan adres verelim derdik ama oralar hep bir insan curcunası olduğu için bizce adres ile bulmak hem biraz zor hem de bir gezgine yakışmayacak kadar sıkıcı. 👊🏻  O yüzden biz deriz ki; Büyük Valide Han‘a ulaşmak için Postane Caddesi‘ne kadar gidin ve oradan ötesini sorarak halledin. 🙂

Büyük Valide Han Adres: Mercan Mahallesi, Çakmakçılar Yoluşu No:31, 34116 Fatih/İstanbul
Konum

Büyük Valide Han Hakkında Kısa Bilgiler

Büyük Valide Han 17. Yüzyılda Kösem Sultan tarafından yaptırılmış. Vakti zamanında İstanbul’da yaşayan İranlılar’ın İran’dan getirdikleri malları Avrupa’ya pazarladıkları yer olan Büyük Valide Han şimdilerde ticari olarak oldukça tenha olsa da çatısında bir çok misafiri ağırlıyor. Büyük Valide Han’a Giriş ücreti yok aslında ama biz gittiğimizde çatıya çıkan kapının başında bekleyen bir bekçi amca vardı ona 1 lira verdik. Çatıya çıktık, enfes manzarayı arkamıza alıp sağlı sollu selfie’lerimizi çekindik ve Büyük Valide Han‘daki görevimizi başarı ile tamamladık. 🙂

Buralara kadar gelmişken alışveriş açısından Büyük Valide Han‘dan çok daha çekici olan çevredeki  diğer hanlara da uğramayı ihmal etmeyin. Büyük Yeni Han, Sümbüllü Han ve Tarihi Kürkçü Han en dikkat çekici olanlar. Özellikle Kürkçü Han çeyiz alışverişi yapacak olanların uğrak noktası. ✌️🏻

Süleymaniye Cami

İstanbul’un yedi tepesinin üçüncüsünde bulunan ve ihtişamıyla kendine hayran bırakan Süleymaniye Cami, Kanuni Sultan Süleyman devrinde 1550-1557 yılları arasında Mimar Sinan’a yaptırılmış. Caminin hazine kısmında Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan ve Mimar Sinan’ın türbeleri bulunuyor. Günümüzde caminin medrese kısmı Süleymaniye Kütüphanesi, imaret kısmı ise Darüzziyafe adıyla restoran olarak hizmet veriyor. Süleymaniye Cami‘nin hemen hemen her tarafının orjinalliğini koruyor olması onu Tarihi Yarımada gezisinin en can alıcı noktalarından birisi yapıyor.

Tarihi Yarımada‘nın, sessiz ve yıllanmış sokaklarından Süleymaniye Cami‘ne yaklaştığınızda özel bir yere geldiğinizi hissediyorsunuz zaten. Bahçesinden izlediğiniz İstanbul manzarası, avlusunda gördüğünüz her miletten insanı ve Süleymaniye Cami‘nin içine girdiğinizde sizi kendine hayran bırakan mimarisi ile zamanınızın önemli bir kısmını burada geçireceğiniz kesin. Planlarınızı bunu göz önünde bulundurarak yapın. 👍🏻

Vakit demişken, Süleymaniye Cami’nin alt tarafında bulunan Ağa Kapısı’nda birçok cafe var. Eğer zamanınız varsa burada bir çay içip eşsiz İstanbul manzarasının keyfini çıkarmadan dönmeyin deriz.Tarihi Yarımada gezisine burada kısa bir mola vermek iyi gelecek. 🙌🏻

Kapalı Çarşı

Kapalı Çarşı, milyon tane sokağı, dip dibe dükkanları, nakit parayla gittiğinizde yapabileceğiniz efsane pazarlıkları ile İstanbul’un ve dünyanın en eski ve en büyük kapalı çarşısı. Az önce milyon tane derken biraz abartmış olsak da 1461 yılında temeli atılan Kapalı Çarşı içerisinde altmıştan fazla sokağı, üç binden fazla dükkanı barındırıyor. Sadece gezmenin bile zamanınızın önemli bir kısmını aldığı Kapalı Çarşı‘da “biraz da alışveriş yaparım ben” derseniz Tarihi Yarımada gezisinden buraya hatırı sayılır bir vakit ayırmanız gerekecek. Labirenti andıran yapısı nedeniyle aynı sokaktan defalarca geçmelerinizi de hesaba katarsak en az 2 saatinizi burada geçireceğinizi söyleyebiliriz. 🙇🏼

Geziye başlamadan önce yaptığımız araştırmalarda hep eski Kapalı Çarşı esnafının sessizliği ve dürüstlüğünden bahsedildiğini, şimdilerde o esnafların yerlerini ziyaretçileri ısrarla kendi dükkanlarına çağıran kişilere bıraktığından yakınıldığını gördük. Ne yazık ki Kapalı Çarşı içerisinde de bu duruma bire bir şahit olduk. 🙁 Bizim tavsiyemiz, bir şey almayacaksanız ve sadece gezmek istiyorsanız kulaklarınızı bu çağrılara tıkamanız ve Kapalı Çarşı’nın büyülü atmosferine kendinizi bırakmanız olacak (Bazen gerçekten zor olabiliyor bunu yapmak, evet). Eğer alışveriş yapacaksanız, mutlaka ama mutlaka pazarlık yapın ! Hem de öyle böyle değil baya bir pazarlık. Ee ne de olsa kapıyı bir ayakkabı için 50 TL’den açan dükkandan 20 TL’ye ayakkabıyı almışlığımız var. 👊🏻

Son olarak buraya gelmişken Kapalı Çarşı’ya girmeden Beyazıt Cami’ni çıkıncada Nur-ı Osmaniye Cami’ni ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Kapalı Çarşı’ya giriş yönünüze göre tam tersi de olabilir tabi. 🙌🏻

Tarihi Yarımada Gezisi Yazı Serisinin Diğer Yazıları

Yeni Cami ve Çevresi-Tarihi Yarımada Bütün İhtişamı İle Karşımızda 👈🏻

Topkapı Sarayı-İhtişamın İstanbul Sarayburnu Şubesi 👈🏻

Caferağa Medresesi ve Çevresi-Turistler İstanbul’u Bizden Daha İyi Biliyor! 👈🏻

Yerebatan Sarnıcı ve Çevresi-Yeraltının Taş Ormanla Kaplı Sarayı 👈🏻

Şehzade Cami-Mimar Sinan’ın Usta İşi Çıraklık Eseri 👈🏻

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.