Caferağa Medresesi , “Turistler İstanbul’u Bizden Daha İyi Biliyor !” goygoyunun aslında pek de laf salatası olmadığının canlı kanıtı ! Metropolde yaşıyor olmanın verdiği sonsuz koşuşturmacanın içinde, sadece kendi güvenli alanlarımızda hayatımıza devam ettiğimiz için Caferağa Medresesi gibi yerleri es geçiyoruz ne yazık ki. Turistler de boş durmayıp bizim farkında bile olmadıklarımızı keşfediyorlar ve İstanbul’un tadını çıkarıyorlar. Üstüne gidip bir de Caferağa Medresesi‘nde yorgunluk çaylarını yudumluyorlar. 🙇🏻 Neyse ki son zamanlarda bizim de kulağımıza çalınmaya başladı da Caferağa Medresesi nerede diye sorar olduk sağa sola.✌

 

  Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin! 

 

Caferağa Medresesi Hakkında Kısa Bilgiler

En güzel yerlerinin yabancısı olduğumuz İstanbul’un huzur veren mekanlarını keşfetmek isteyenler için Caferağa Medresesi‘nin tarihini anlatalım biraz. 👉🏻Koskoca Ayasofya’nın yanında küçücük bir sokağa saklanmış, yabancı turistlerin yerlilerden çok daha önce keşfettiği, huzur dolu bir yer Caferağa Medresesi. 1599 yılında Babüssaade Ağası Cafer Ağa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Caferağa Medresesi 1989 yılında yapılan düzenlemelerle resmi bir statü kazanmış. Vakıf bünyesinde ney, ud, ebru, hat, çini, resim, mozaik, Osmanlıca gibi onlarca farklı alanda eğitim veriliyor. Günümüzde halen medrese olarak kullanılıp bir yandan insanlara eğitim verirken diğer yandan da Tarihi Yarımada’yı gezenlere misafirperverliğin en alasını gösteriyor. 👊🏻

Bu kadar gezdik ve artık yorulduk, bir çay içip güzelce dinlenmek istiyorum derseniz eğer Caferağa Medresesi gideceğiniz ilk adres. Ayrıca yiyecek çeşitleri de mevcut. Biz yemeklerinden tatmadık ama fiyatları oldukça uygun gözüküyordu, tercihinize göre burada yemek de yiyebilir, Caferağa Medresesi‘nde geçireceğiniz dingin zamanı arttırabilirsiniz.✌🏻

Caferağa Medresesi nerede diye sorarsanız eğer 👉🏻 Gülhane Parkı‘na girmeden yukarı doğru çıkan dar sokaktan yürüyün ve ilk sağa dönün. Ayasofya Cami‘nin hemen yanında ! Caferağa Medresesi giriş ücreti yok. Burası mutlaka keşfedilmesi, hatta müdavimi olunması gereken yerlerden biri. 🙌🏻

Soğukçeşme Sokağı

Caferağa Medresesi‘nin komşusu, geçmişe yapılan gezinin Topkapı Sarayı‘na kadar uzanan yolu; Soğukçeşme Sokağı. Tarihi Yarımada gezisinde yolunuz buraya düştüğünde, bu aralar restorasyon çalışması yapıldığı için, Soğukçeşme Sokağı‘nın en önemli özelliği olan eski ahşap evleri göremeyebilirsiniz. Üzülerek ve özlem duyarak söylüyoruz; Soğukçeşme Sokağı‘nın eski hali çok güzeldi. Restorasyon tamamlandıktan sonra Soğukçeşme Sokağı‘nın çehresi nasıl olacak ne yazık ki bir muamma. 🙁

Soğukçeşme Sokağı‘nın ilk kez 18. Yüzyılda biçimlenmeye başladığı tahmin ediliyor. Trafiğe kapalı, dar bir sokak olduğundan günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış olan Soğukçeşme Sokağı‘ndan yürümezseniz Tarihi Yarımada gezisinde bir şeylerin eksik kaldığını hissedebilirsiniz. Evet belki restorasyon çalışması sebebiyle ahşap evleri göremeyebilirsiniz ama Soğukçeşme Sokağı tarihin izlerini taşımaya devam ediyor. 💪🏻

ayasofya

Ayasofya

Ayasofya, aynı Allah’a inanan iki farklı dinin buluşma noktası. Devasa yapısı ve sonsuz güzellik hissi veren iç mimarisi ile bizi kendine hayran bırakan, İstanbul’un o meşhur silüetini ortaya çıkaran en önemli parçalardan biri Ayasofya . Halihazırda müze olarak ziyaret edilebilen Ayasofya‘nın ibadete açılıp açılmaması konusunda zaman zaman yaşanan hararetli tartışmaların sonu bir yere bağlanmıyor. Neyse ki biz gezginleri pek de ilgilendiren konular değil bunlar, e tabi Ayasofya‘nın tadını çıkarabileceğimiz sürece. 🖐🏻

Böyle tarihi mekanlara gittiğimizde bizim içimize hep bir “bilgisizlik” kurdu düşüyor. Görünüşüne hayran olduğumuz yerlerin, yapıların hakkında bilgi sahibi olmamak suçluluk duygusu getiriyor beraberinde. Bizim gibi düşünenler ve hissedenler için Ayasofya hakkında kısa bilgileri toparlayalım istedik. 👇🏻

Ayasofya‘nın orjinal adı Hagia Sofia’dır, Türkle Ayasofya derler. Adının manası “kutsal bilgelik” veya “kutsal hikmettir”. Günümüze kadar bir kaç kere yanmış, bir çok kez tamir edilmiş Ayasofya’nın ilk yapısı 4. Yüzyılda Konstantinus zamanında yapılmış. 404 yılında bir isyan sırasında yanan ilk yapının yerine daha büyük ölçülerde yapılan kilise 415 yılında açılmış. 532 yılında çıkan “Nika” isyanı ile yapı tekrar yanmış. Önceki bazilikanın kalıntıları üstüne İmparator Justinyen’in emriyle tekrar yapımına başlanan Hristiyanlık aleminin bu en büyük kilisesinin yapımı 537 yılında tamamlanmış.

Ayasofya tam 912 yıl Kilise olarak kaldıktan sonra 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u  fethetmesiyle Cami’ye çevrilmiş ve 482 yıl boyunca İslam aleminin hizmetinde kalmış. 1935 yılına gelindiğinde ise Ayasofya Atatürk’ün emriyle müzeye çevrilmiş. Görüp geçirdiği yüzyılların hakkını vererek içerisinde barındırdığı onlarca tarihi eseri bizlere sunan Ayasofya‘da belki de en fazla ilgi çeken eserler elbette ki Ayasofya Mozaikleri. Tüm bunların yanında I. Mustafa, Sultan İbrahim, II. Selim, III. Murad ve III. Mehmed’in türbeleri de Ayasofya’nın bahçesinde bulunuyor. Müze hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak istiyorsanız Ayasofya Müzesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. ✌🏻

Ayasofya’nın ziyaret saatleri: Yaz sezonu için (15 Nisan – 25 Ekim) 09.19 – 19.00 saatleri arasında, gişe kapanış saati ise 18.00. Kış sezonu için ise (25 Ekim – 15 Nisan) 09.00 – 17.00 saatleri arasında, gişe kapanış saati ise 16.00. Ayasofya giriş ücreti 40 TL, Müze kart geçerli. 🙌🏻

 

  Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin! 

 

Tarihi Yarımada Gezisi Yazı Serisinin Diğer Yazıları

Yeni Cami ve Çevresi-Tarihi Yarımada Bütün İhtişamı İle Karşımızda 👈🏻

Büyük Valide Han, Süleymaniye, Kapalı Çarşı-İstanbul’dan Bir Nefes 👈🏻

Topkapı Sarayı-İhtişamın İstanbul Sarayburnu Şubesi 👈🏻

Yerebatan Sarnıcı ve Çevresi-Yeraltının Taş Ormanla Kaplı Sarayı 👈🏻

Şehzade Cami-Mimar Sinan’ın Usta İşi Çıraklık Eseri 👈🏻

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.