Kendimizi nimetten sayıp, gezdiğimiz tozduğumuz yerleri anlatmaya karar vereli tamı tamına 2 sene olmuş. Geçtiğimiz sene bu yazıyı her sene yeşillendireceğimizden bahsetmiştik. İşte o bizim için büyük ama insanlık için küçük gün geldi ve başka dünyalılar v0.3’ü hazırladık.

İlk sene toplam 8 şehir gezip 29 yazı yayınlamıştık. Bu sene de elbette boş durmadık ve çalışan bir çift olarak her fırsatı değerlendirmeyi boynumuzun borcu bilmeye devam ettik. İkinci sene ile birlikte gezdiğimiz destinasyon sayısın 46’ya blog’da yayınladığımız yazı sayısını ise 82’ye çıkardık. Hedefi destinasyon sayısını x5 yazı sayısını x15 olarak koymuştuk. Gezmekten kafamızı kaldıramadığımız için yazı hedefi biraz yaya kalmış gibi ama olsun. 🙂

Uzun lafın kısası İmkanlar el verdiğince ve ömür yettiğince başka dünyalar keşfetmek gibi güzel bir hayalin peşinde koşmaya devam ediyoruz. ✌️

Aşağıda gayemizin ne olduğunu, sizi neden gaza getirmek istediğimizi anlatmaya çalıştığımız yazımızın 3. versiyonu var. Biz bu yazıya “Başka Dünyalılar v0.3” dedik. Seneye, şehir sayısını x5 yazı sayısını x15 yapmış ve yazının v0.4’ünü yayınladığımız gün görüşmek üzere!✋

 

  Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin! 

 

burgazada bisiklet

BAŞKA DÜNYALILAR v0.3

Yukarıda👆 görmüş olduğunuz bu çift (Merve & Furkan) mavi gezegenimizin içerisinde başka dünyalar arayışını tam 2 yıldır sürdürüyor.✌️Çıkışın nerede olduğunu çoktan unuttukları “hayat labirentleri”ne her fırsatta yeni yollar ekliyorlar ve “çıkış” onları bulana kadar yeni güzellikler keşfetmeye her geçen an daha sıkı sarılıyorlar. Hayat felsefeleri ve farkında olarak yaşama şekilleri son 2 sene içerisinde bayağı bir evrim geçirdi.

BAŞKA DÜNYALAR DA VAR MI GERÇEKTEN? NASIL GİDERİZ?

Ne yazık ki hayat yapmak istediğimiz her şeyi yapamayacak ve hiçbir şeyi de erteleyemeyeceğimiz kadar kısa. Bu düşünce bir süre sonra o kadar boğucu ve korkutucu gelmeye başlıyor ki insanın kendini hemen yollara vurası, görmediği yerleri bir an önce göresi, yapmadığı şeyleri çabucak yapası geliyor. Ancak bunlar bizim gibi haftanın beş günü çalışıp kalan iki gününü dinlenmeye, ev işlerine, market alışverişine, biraz deniz havası almaya, aile ile vakit geçirmeye kısacası belli bir rutinin parçası olarak harcayan insanlar için ulaşılması imkansız hayaller gibi görünür.

Yazımızın tam da bu kısmında “yeter artık bıktık bu düzenden, başımızı alıp gidiyoruz” dememizi bekliyor olabilirsiniz. Hani gönül de bunları demek istemiyor değil ama kısa vadede, maddi manevi her türlü bu mümkün gözükmediğinden (Söz bunu yapmaya karar verirsek ilk önce sizin haberiniz olacak), bizim tercihimiz rutin hayatımıza devam etmek olacak. “Ee peki hani başka dünyalar da vardı, kitlediniz bizi ekrana, boşuna mı okuduk bunca şeyi!” diyorsunuz muhtemelen. Hemen sadede gelelim.

Efendim biz dedik ki; Madem kısa vadede işimizi gücümüzü bırakıp Rio’da İsa Heykeli’ne çıkıp şehri izleyemiyoruz (ki hedefimiz labirentimizi ta oralara kadar uzatabilmek bir gün), o zaman Eminönü’nde kuytu bir köşeye saklanmış, unutulmaya yüz tutmuş, şehrin güzelliklerini ayaklarımızın altına serip harika vakit geçirmeyi vadeden Büyük Valide Han’a gidelim mesela. Yani elimizde olan imkanlarla gidebildiğimiz her yerde daha önceden göremediğimiz güzellikleri keşfedelim. Böylece, kafamızı kaldırıp gezmediğimiz için, göremediğimiz başka dünyaları bundan sonra farkında olarak gezip, keşfedelim.

amasra gezilecek yerler kemere köprüsü

NEREDEN ÇIKTI BU BAŞKA DÜNYALAR ?

Bu düşünce hiç ortada yokken pat diye çıkıverdi desek inanmazsınız belki ama gerçekte de öyle oldu. Hayır hayır ikna etmeye çabalamayacağız. Çünkü içimizde bir yerle hep böyle bir şey yapmak varmış demek ki çıkarıp ortaya koyuverdik bu işi. Facebook’ta yaptığımız rotaları ve gezdiğimiz yerlerin resimlerini paylaşıp üstüne güzel tepkiler de alınca, burası bize dar gelir bütün sosyal medyaya yayılmamız lazım dedik, oldu olacak üstüne bir de site açalım, sizlerle de deneyimlerimizi paylaşalım istedik.

Hayatın koşuşturmacasının izin verdiği ölçüde yaptığımız rotaları, keşfettiğimiz yerleri, yararlı bilgileri ve daha bir çok detayı siz de başka dünyalara gitmek istersiniz diye buraya bırakacağız. Yazılarımıza aldığımız yorumlar, sosyal medya hesaplarımızdan gelen etkileşimler, gelen kutularını dolduran mesajlar ve elbette yüz yüze yapılan konuşmalarda gelen olumlu veya olumsuz eleştiriler, bizi inanılmaz mutlu ve motive ediyor. Güzel bir şey yaptığımıza olan inancımız her geçen an daha fazla artıyor.

ÖYLEYSE GİT… BUNDAN BAŞKA DÜNYALAR DA VAR !

Stephen King’in Kara Kule serisini okuyan bilir, okumayan da bizden öğrenmiş olsun; “Öyleyse git ! Bundan başka dünyalarda var…” bu serinin en can alıcı noktasında söylenen, yazıyı yazarken benim, okurken, kitabı bilenlerin ve hatta bu cümleyi ilk defa görenlerin bile kafasında deli sorular bırakacak, kalbinden bir şeyler koparıp götürecek, içine kurt düşürecek bir söz. Bu cümle; Jake’in, bir sonraki karşılaşmalarına kadar Silahşör’e söylediği son, bizim ise ufak bir değişiklik ile felsefemizi anlatan söz oldu;  “Bundan başka dünyalar da var… Öyleyse Git!” ve işte böylece buraya kadar geldik, bundan sonra da ömrümüz olduğunca durmaya niyetimiz yok. 👊

 

  Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin! 

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.