fbpx
ANADOLUİÇ ANADOLU

Peri Bacaları – Oluşumu, Özellikleri, Efsaneleri




Kapadokya Bölgesi, ülkemizde yaşayan yediden yetmişe hemen herkesin güzelliğine hayran olduğu bir doğa harikası. Üstelik sadece ülkemizde de değil, dünyanın 7 harikasından biri olarak gösterilen peri bacalarının ünü sınırlarımızı çoktan aşmış durumda. Kısacası, peri bacalarının oluşumu günümüzden milyonlarca yıl öncesine dayanan eski bir hikaye olsa da Kapadokya’nın dillere destan güzelliğini artık sağır sultan bile duydu.

Elbette ki bizler de birer başka dünya kaşifi olarak hemen yanı başımızdaki bu eşsiz coğrafyayı es geçemezdik. Gittik ve gördük. Dibimizin düşeceğini zaten biliyorduk ama Kapadokya’yı gezerken attığımız her adımda bu kadar şaşkınlıklardan şaşkınlıklara sürükleneceğimizi tahmin etmiyorduk açıkçası.

Gittiğimizde anladık ki burada olanlar, Kapadokya denildiğinde gözünüzde canlanan konik gövdeli, tepesinde bir şapka bulunan peri bacaları oluşumlarından ibaret değil. Burada ülkemizin ve dünyanın en büyük kanyonlarından biri olan Ihlara Vadisi, savaşlardan ve doğal afetlerden korunmak için insan eliyle yerin kat kat altına doğru kazılarak ortaya çıkarılan Kaymaklı Yeraltı Şehri ve yine insan eliyle bu sefer gökyüzüne doğru oyularak inşa edilen Uçhisar Kalesi gibi enteresan oluşumlar da var.

Peri Bacaları ve Oluşumu Paşabağ Vadisi

İşte siz de Kapadokya geziniz sırasında bu kadar hazırlıksız yakalanmayın ve en azından peri bacalarının oluşumu ve yer altı şehirleri hakkında bilgi sahibi olun diye bu blog yazısını hazırladık. Aslında bu tarz satırlar kaleme almak pek bize göre değil ancak yine de siz başka dünyalılar için elimizden geleni ardımıza koymamaya çalışacağız. 🙂

Aşağıda, peri bacalarının nasıl oluştuğundan Kapadokya bölgesi hakkında bilgilere, yer altı şehirlerinden dilden dile dolaşan efsanelere kadar Anadolu’nun bu görkemli toprakları hakkında bilgileri bulacaksınız. Anlatırken mümkün olduğunca sıkmamaya çalıştık fakat yine de ne olur ne olmaz, bölümden bölüme atlamak isterseniz diye yazının içeriğini de aşağıda paylaşalım.


Peri Bacaları Hakkında Bilgiler

Peri bacaları nasıl oluştu? Aşıklar Vadisi

Aslında Kapadokya Bölgesi olarak adlandırılan alan sadece Nevşehir, Ürgüp, Göreme ve çevresinden ibaret değil. Bu coğrafya, Kayseri, Aksaray, Niğde ve Kırşehir illerini de içine alan geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Yazının başında bahsettiğimiz, Kapadokya denildiğinde hemen gözümüzde canlanan ikonik peri bacaları ise Uçhisar, Göreme, Avanos ve Ürgüp çevresinde daha sık görülüyor ve burası Kayalık Kapadokya Bölgesi olarak da biliniyor.

Şimdi baştan şunu söyleyelim. Ne kadar övsek de üstüne toz konduramasak da aslında ülkemizin en nadide doğal güzelliklerinden olan peri bacaları oluşumları sadece bize has değil. Dünyanın çeşitli bölgelerinde de peri bacaları oluşumları var. Ancak şu konuda çok iddialı olabiliriz; sadece Kapadokya’da bu kadar yoğun bir biçimde bulunuyorlar. İşte tam da bu nedenle Türkiye’deki peri bacaları dünyanın 7 harikasından biri olarak gösteriliyor.

Peri bacalarının oluşumu. Üç Güzeller

Bu arada daha önce hiç gitmediyseniz ve sadece televizyondan gördüyseniz baştan uyaralım. Ekranlardan hep geniş açıdan, biraz küçük olarak görüyor olsak da aslında baya heybetliler. Peri bacalarının çapları 1 metre ile 15 metre arasında değişiyor. Peki bu sivri kayaların üzerinde şapkaları nasıl duruyor da mantar biçiminde kalabiliyor derseniz onun sırrı da peri bacalarının oluşumu kısmında sık sık bahsedeceğimiz tüflerde.

Peri bacalarının ortaya çıkmasında önemli bir etken olan tüfler, erozyonu önleyerek yapılarının yüksekliğini kontrol altında tutmaya ve şapka biçimindeki sert kayaların sivri uçların üzerinde kalmasına yardımcı oluyor.

Son olarak peri bacalarının bulunduğu bu geniş coğrafya, insanlığın ilk günlerinden bugüne kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Fakat buna rağmen, sınırlarını tarihte ilk kez Roma’nın ünlü coğrafyacısı Starbon’un çizdiğini de belirtelim.


Peri Bacalarının Oluşumu

Peri bacalarının oluşumu

Sıra peri bacalarının oluşumunu kısaca aktarmaya geldi. Araştırmalara göre peri bacalarının oluşumu neredeyse 60 milyon yıl öncesine yani 3. jeolojik döneme dayanıyor. Bu dönemlerde, bölgede bulunan Toros dağlarının aniden yükselmeye başlaması ve bu hareketlenmenin Anadolu fay hattını sıkıştırması sonucu yanardağlar aktifleşmiş.

O dönemlerde faaliyette olan Kapadokya Bölgesi’nin en büyük yanardağları Erciyes Dağı ve Hasan Dağı ile birlikte irili ufaklı birçok aktif volkan lavlarını püskürtmeye başlamış. Bundan 2 milyon yıl öncesine kadar bölgeye yayılmaya devam eden lavlar, Kapadokya iç denizini kurutarak üzerinde yaklaşık 150 metre kalınlığında bir tüf tabakası bırakmış ve olaylar bu noktadan sonra gelişmeye başlamış.

O günden itibaren rüzgarın, başta Kızılırmak Nehri olmak üzere birçok akarsuyun ve özellikle yağmur sularının bu tüf tabakasını yüzyıllar boyunca aşındırması sonucunda oluşmuş yeryüzü şekilleri peri bacaları.

Günümüzde, konik gövdeli peri bacaları en çok Paşabağı çevresinde görünüyor ve bunlar türünün en belirgin örnekleri. Bununla birlikte vadiler, kaleler, sığınma alanları, yer altı şehirleri ve bizim sayamadığımız daha bir sürü oluşum günümüzde ağzımız bir karış açık bir şekilde hayran olarak gezdiğimiz Kapadokya Bölgesi’ni oluşturuyor.

Peri Bacaları ve Yer Altı Şehirleri

Peri bacaları oluşumu

Kapadokya’yı bu kadar esrarengiz, bu kadar görülmeye değer yapan yerleri sadece yeryüzünde bulunmuyor. Yani aslında, peri bacaları buraların görünen yüzü. Kapadokya’nın bir de görünmeyen yüzü var. Onlar da yer altı şehirleri.

Kapadokya Bölgesi’nde bulunan yer altı şehirlerinin ortaya çıkmasında yine peri bacalarının katkısı var. Şöyle ki; peri bacalarının içleri taa Paleolitik dönemden, yani insanların yerleşik hayata geçtiği ilk zamanlardan itibaren oyularak sığınak olarak kullanılmaya başlamış. Daha sonraları işler gelişmiş ve bu kaya kütleleri oyularak ortaya evler, kiliseler, gözetleme kuleleri ve hatta hastaneler yapmışlar.

Yer altı şehirlerinin tarih sahnesine çıkmaya başlaması ise bu toprakların verimliliği nedeniyle sık sık istilaya uğramasıyla başlamış. Tıpkı yer üstündeki kayalar gibi yer altının da kolayca oyulabilmesi sayesinde insanlar savaş dönemlerinde uzun süre sığınabilecekleri yer altı şehirleri inşa etmişler.

Tabi yapılan tüm bu çalışmalar bölgede yaşayan halkı koruma konusunda oldukça işe yaramış. Öyle ki 6. ve 7. yüzyıllarda Derinkuyu ve Kaymaklı gibi yer altı şehirleri Arap akınlarına karşı sığınak olarak kullanılmış.

Peri Bacalarının Efsaneleri

Peri bacaları ve balonlar

Son olarak, artık bizim için bir gelenek haline gelen, gittiğimiz yerlerdeki doğal oluşumların efsanelerini yazılarımızda paylaşma kısmına geldi sıra. Şelalesinden, gölüne hangi doğal güzelliğe gidersek gidelim hep bir efsane karşılıyor bizleri. Güzel Atlar Diyarı’nın temsilcileri peri bacaları da bundan geri kalacak değildi herhalde. 🙂

Peri bacaları için dilden dile dolaşan iki tane efsane var. Hemen ikisinden de kısaca bahsedelim.

İlki Göreme’de bulunan köylerden birinde yaşayan çok çalışkan bir köylü ile ilgili.

Bu adam tarlalarını o kadar güzel ekermiş ki Kapadokya’da en iyi üzümlerin bulunduğu bağlar, en bakımlı güvercinliklerin bulunduğu yerler hep onun olurmuş. Ancak gençlik bu işte, gücü kuvveti yerindeyken her şeyi dört dörtlük yapan bu köylü, yaşlandıkça güçten düşmeye başlamış.

Günlerden bir gün yaşlılık iyice kendini belli etmiş ve adam tarlalarına gidecek hali kendinde bulamamış. Kara kara tarlalarındaki ekinlere ne olacağını düşünen adamın imdadına, onun bakımlı güvercinliğindeki yumurtalardan yıllardır beslenen periler yetişmiş ve adam bu dünyadan göçüp gidene kadar her akşam tarlasını ekip biçmeye devam etmişler.

Kapadokya'da balon izleme

Peri bacaları hakkındaki ikinci efsane ise devler, periler ve insanlar üçgeninde cereyan ediyor. 🙂

Çok eski zamanlarda Kapadokya Bölgesi’nde devler yaşarmış. Bu devler insanlara kızdıkları zaman onların yaşadığı yerlere ateş topları atarmış. Günlerden bir gün yine atarlanan devler, insanların üzerine ateş toplarını atarken oradan geçmekte olan peri padişahı bu durumu görmüş ve insanlara yardım etmek için perilerini çağırmış.

İmdada yetişen periler, ateşi kar ve buz ile söndürmüşler. Bu olaydan sonra periler ile insanlar arasında bir dostluk başlamış. Ta ki Kapadokya kralının oğlu Revan ile peri padişahının kızı Gülperi birbirlerine aşık olana kadar.

Bu durumdan pek hoşlanmayan insanlar, perilere savaş açmaya ve böylelikle bu evliliğe engel olmaya karar vermişler. Peri padişahı ise insanlarla savaşıp onları yok etmek yerine Kapadokya’dan ayrılmayı seçmiş. Bunu yaparken de yine insanları devlerden korumayı ihmal etmemiş ve bütün perilerine güvercin olmalarını ve insanları tehlikelerden korumalarını emretmiş.


👇  Bu Yazılarımız da İlginizi Çekebilir 👇

🌍 Kaymaklı Yeraltı Şehri

🌍 Uçhisar Kalesi-Kapadokya’nın Zirvesi

🌍 Ihlara Vadisi-Kapadokya’nın Eşsiz Güzelliği

🌍 Sille Köyü Gezi Rehberi


Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı