fbpx
ANADOLUKARADENİZ

Tarihi Sinop Cezaevi Müzesi




Bulduğu her fırsatta başka dünyalar görme felsefesini uzun yıllardır hayatına adapte eden gezginler olarak genellikle gezdiğimiz destinasyonların en güzel binalarını, müzelerini, doğal güzelliklerini ve en özel yemeklerini anlatıyoruz. Yani gördüğümüz yerlerin hep en güzel yanlarını aktarıyoruz sizlere.

Yalnız Sinop’u gezmeye giden her seyahat severin bu konuda biraz değişiklik yapması gerekiyor. Çünkü, buraya kadar gelip, ülkemizde dark turizm denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri olan Tarihi Sinop Cezaevi’ni gezmeden olmuyor elbette.

Aslında, kendi adıma pek alışkın değilim böyle içe dokunan yazılar yazmaya ve bu yüzden ilk başta ne anlatacağım konusunda bayağı bir tereddüt ettim. Ayrıca, bu durumun Türkiye’nin en mutlu insanlarının yaşadığı şehir olan Sinop’a denk gelmesi de ayrı bir ironiydi. Neyse efendim o yüzden bir yanlışım olduysa, şimdiden affola.

Tarihi Sinop Cezaevi Müzesi

Uzun lafın kısası bu yazıda Sinop Cezaevi’nin tarihini, ilginç hikayelerini, burada yaşananları, hangi ünlülerin bu duvarlar arasında hüküm giydiğini ve burada hangi ünlü dizi ve filmlerin çekildiğini bulabileceksiniz. Zaman zaman sizi biraz üzecek, içinizi karartacak bir yazı olsa da Sinop’ta gezilecek yerler arasında önemli bir yeri olan Tarihi Sinop Cezaevi’ni görmeden önce orayı anlamanız için güzel bir rehber olacağını düşünüyoruz.


Dark Turizm Nedir?

Tarihi Sinop Cezaevi ile ilgili detaylara başlamadan önce kısaca yazının başında da belirttiğim Dark Turizm nedir onu anlatmak istiyorum.

Müzeye çevrilmiş eski bir cezaevini gezmek herhalde bir seyahat severin Türkiye’de yaşayabileceği en ilginç deneyimlerden. Tamam herhangi bir doğa gezisinde oldu gibi içiniz neşe ile dolmuyor fakat dedik ya bu tamamen farklı bir konsept.

Sinop Tarihi Cezaevi Muzesi

Öyle ki sadece ülkemizde değil, yurt dışında da günden güne daha fazla ilgi görmeye başlıyor bu tarz geziler. Eskiden insanlara yok yere türlü işkencelerin yapıldığı toplama kamplarını gezmekten tutun, doğal afetlerin yaşandığı yerleri görmeye kadar bir insanın gördüğü zaman içinin burkulacağını düşündüğünüz her şey var Dark Turizmin içinde.

Yani aslında insanoğlunun hem kendi eliyle hem de doğa ananın eliyle çektiği acıları görmek, hissetmek ve bunlardan ders çıkarmak. Bunların geneline verilen isim Dark Turizm ya da dilimizi çevirmek gerekirse Hüzün Turizmi.

Yazının başında da belirttiğim gibi Tarihi Sinop Cezaevi de Türkiye’de Dark Turizm denildiğinde akla ilk gelen yerlerden.


Sinop Cezaevi’nin Hikayesi

Tarihi Sinop Cezaevi, Batı Karadeniz’in en görülesi seyahat destinasyonlarından biri olan Sinop’un geçmişinden günümüze kalmış hüzünlü bir hatıra. Nice yaşanmışlıkların sığdığı bu tarihi bina, yüzyıllar boyunca zindan ve hapishane olarak kullanılmış. Etrafının denizle çevrili olması nedeniyle firar etmemenin neredeyse imkansız olduğu bu cezaevine bir dönem Anadolu’nun Alcatraz’ı* ismi de verilmiş.

Tabi böylesine ilginç (hatta korkunç) özelliklere sahip bir cezaevinin hikayeleri de eksik olmamış. Elbette anlatılanların, herhangi bir yeri görmeye gittiğinizde orası hakkında anlatılan efsanelerden önemli bir farkı var. O da dilden dile söylenerek günümüze kadar gelmiş, kimi zaman acı, kimi zaman ders verici bu hikayelerin tamamen gerçek olması.

Sinop Cezaevi'nin içi

Öyle tahmin ediyorum ki Sinop Cezaevi’nin avlusunu çevreleyen yüksek duvarlara iz yapmış binlerce hikaye vardır. Fakat hepsini buraya sığdırmak mümkün değil. O yüzden bu satırlarda Sinop Cezaevi’nin en ünlü iki hikayesini aktarmaya karar verdim. Biraz hüzünlü, biraz umutlu biraz da bizlere ders veren iki hikayeye.

*Alcatraz: Amerika’da dört tarafı denizle çevrili bir kara parçasının üzerinde bulunan meşhur hapishane. Buradan kaçmak öylesine imkansızdır ki hapishanenin hikayeleri filmlere konu olmuş ve uluslararası üne kavuşmuştur. Günümüzde Alcatraz müzeye çevrilmiş ve Dark Turizm’in önemli noktalarından biri olmuştur.

Aldırma Gönül Hikayesi

Kürk Mantolu Madonna romanı ile ismini son yıllarda adını bol bol duyduğumuz, Türk Edebiyatı’nın usta isimlerinden olan Sabahattin Ali de bir dönem Sinop Cezaevi’inde hüküm giyen mahkumlardan biri olmuş. Sabahattin Ali’nin özgürlüğüne kavuşması pek uzun sürmemiş aslında. Önce Konya’da daha sonra da nakil edildiği Sinop‘ta yaklaşık bir sene yattıktan sonra çıkarılan af kapsamında tahliye edilmiş.

Fakat Tarihi Sinop Cezaevi’nin o meşhur karamsar atmosferi onu derinden yaralamış olacak ki içeride kaldığı süre boyunca yazdığı şiirlerden biri günümüzde yediden yetmişe herkesin Aldırma Gönül şarkısı olarak bildiği Hapishane-5 şiirinin mısraları olmuş.

Şiirde bulunan “Dışarda azgın dalgalar, Gelir duvarları yalar, Seni bu sesler oyalar, Aldırma gönül aldırma” ve “Görmek istersen denizi, Yukarıya çevir yüzü, Deniz gibidir gökyüzü, Aldırma gönül aldırma” dizeleri, Aldırma Gönül’ün hikayesini tam olarak anlatanlar.

Sinop Cezaevi Müzesi

Dut (Teselli) Ağacının Hikayesi

Sinop Cezaevi’nin hikayeleri her zaman iç karartıcı, yürek burkucu değil aslında. Aralarında insanın içine umut dolduranlar da var. Bunlardan biri de Teselli Ağacının hikayesi. Bu ağacın dallarında, özgürlüğüne kavuşma ihtimalinden umudunu hiçbir zaman kesmeyen bir suçlunun mutlu sonla biten yaşanmışlığı var.

Teselli (Dut) Ağacı hikayesinin başrolünde, hakkında idam kararı verilmiş bir mahkum olan Hüseyin Pehlivan bulunuyor. O’nun anlattığına göre işlemediği bir cinayet var ortada. Kendisinin yapmadığını bir türlü ispatlayamadığı için giriyor Sinop Cezaevi’ne. Fakat cezasının ağırlığı içindeki yaşama sevincini kopartmamış. Daha sıkı sarılmış hayata. Bol bol okumaya, öğrenmeye başlamış. Bir bakıma meyvelerini de vermiş bu çaba. İyi halden müebbet hapse indirilmiş cezası.


Hüseyin Pehlivan bununla da yetinmemiş. Bir gün Sinop Cezaevi’nin bu rutubetli duvarları arasından çıkıp özgürlüğüne kavuşacağına inanmaktan hiç vazgeçmemiş. Bunun bir göstergesi olarak da hapishanenin bahçesine bir dut ağacı ekmek istemiş ve bu talebini anlatan bir yazı göndermiş cezaevi müdürlüğüne. İzin verilmesiyle birlikte dut ağacını ekmiş Tarihi Sinop Cezaevi’nin bahçesine.

Hüseyin Pehlivan’ın özgürlüğe olan inancı yıllar sonra karşılığını vermiş ve çıkarılan genel affa müebbet mahkumlarının da eklenmesiyle çıkmış cezaevinden. O’nun ektiği Dut (Teselli) Ağacı ise günümüzde müzeye çevrilen Sinop Cezaevi’nin en anlamlı hikayelerinden bir olarak ziyaretçilerine neden burada olduğunu anlatmaya devam ediyor.

Sinop Cezaevi Müzesi avlu

Sinop Cezaevi’nin Tarihi

Kısaca Sinop Cezaevi’nin tarihini ne aktarmak isterim. Buranın, Sinop Kalesi ile birlikte binlerce yıl önceye dayanan bir tarihi geçmişi var. Yapının ilk olarak inşa edilmesi 4000 yıl önceye, Gaskarlılar dönemine kadar uzanıyor.

Türkiye’nin en kuzey ucunda, yani Sinop ve çevresinde dönem dönem hüküm süren Grek, Pontus, Roma, Bizans ve Selçuklu toplulukları tarafından belli dönemlerde zindan olarak kullanılan yapının resmi olarak cezaevine çevrilmesi ise 1887 yılında bölge Osmanlı hakimiyetindeyken gerçekleşmiş.

Cumhuriyet kurulduktan sonra da Türkiye’nin en korkulan sürgün yerlerinden biri olan Tarihi Sinop Cezaevi’ne tüm o kötü hatıraları geride bırakma imkanı sağlanmış ve 1999 yılında müzeye çevrilmiş.

Burası günümüzde sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından kendisine ziyaretçi çeken bir Dark Turizm noktası artık. Farklı farklı binalarda bulunan odaları, zindanları ve koğuşlarıyla geçmişten bugüne gelen acı anılarını ziyaretçilerine anlatıyor.

Sinop Cezaevi Müzesi Sabahattin Ali Koğuşu

Sinop Cezaevi’nde Yatan Tanınmış Simalar

Sinop Cezaevi’nin bu kadar meşhur yapan şeyler sadece binlerce yıllık geçmiş, soğuk zindanlar ve yapılan işkenceler değil. Burada yatmış, cezaevinin adının duyulmasını sağlayan tanınmış simalar da var.

Sinop Cezaevi’nde yatan ünlüler arasında en çok ön plana çıkan isim hiç şüphesiz Sabahattin Ali. Hatta öyle ki geçmişte burada kaldığı koğuşunun duvarlarında günümüzde O’nun şiirleri var.

Sabahattin Ali haricinde Sinop Cezaevi’inde yatan ünlü isimlerden bazıları ise şöyle: Refik Halit Karay, Burhan Felek, Mustafa Suphi, Hüseyin Hilmi…


Sinop Cezaevi’nde Çekilen Dizi ve Filmler

Sinop Cezaevi’nin tüm ülkede duyulmasını sağlayan etkenlerin bir diğeri burada çekilen dizi ve filmler. Özellikle eski Türk filmlerini sevenlerin belleklerine kazınmış Tatar Ramazan, Fergan Şensoy’un en sevilen filmlerinden biri olan Pardon bunlardan sadece ikisi.

Bunların yanında Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Bizim Hikaye, Esir Şehrin Gözyaşları da Tarihi Sinop Cezaevi’nde çekilen dizi ve filmlerden.

Sinop Cezaevi Müzesi koğuşlar

Sinop Cezaevi Nerede, Nasıl Gidilir?

Tarihi Sinop Cezaevi şehir merkezinde bulunuyor. Ulaşımı toplu taşıma ile sağlayabiliyorsunuz. Ancak özel araçla gelecekseniz park konusuna dikkat etmenizde fayda var. Aracınızı müzenin yüzü metre kadar ilerisinde bulunan açık otoparka bırakmanızı tavsiye ederiz. Çünkü yol üzerinde park edebileceğiniz bir alan bulmak çok zor.

Ulaşımı çözdükten sonra buraya kadar gelmişken Sinop Cezaevi’nden sonra tarihi kaleyi de gezmenizi tavsiye ederiz. Sinop Kalesi ile müzenin arasında yaklaşık 10 dakikalık bir yürüme mesafesi var.

Sinop Cezaevi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Tarihi Sinop Cezaevi Müzesi haftanın her günü yaz aylarında (1 Nisan-1 Ekim arası) 19.00’a kadar, kış aylarında (1 Ekim-1 Nisan arası) 17.00’a kadar ziyarete açık. Giriş ücreti 7 TL.


Bu Yazılarımız da İlginizi Çekebilir

🌍 Ayder Yaylası Gezi Rehberi – 7 Maddede Ayder Gezisi

🌍 Batum Turu – 10 Maddede Batum Rehberi

🌍 Ünye’de Gezilecek Yerler

🌍 Safranbolu Gezi Rehberi


Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı