fbpx
ANADOLUİÇ ANADOLU

Tuz Gölü – Yeryüzündeki Bulutların Evi




Tuz Gölü, Konya gezimiz sırasında gördüğümüz doğal güzelliklerin arasında belki de en etkileyici olanıydı. Bunda Tuz Gölü’nün bizim aklımızda “bulutların ayaklarımızın altına serildiği yer” olarak kalmasının etkisi de büyük elbette. Buranın gerçekten etkileyici bir görüntüsü ve manzarası var.

Konya, Ankara ve Aksaray illerinin kesişiminde yer alan ve coğrafi olarak Aksaray’a bağlı olan Şereflikoçhisar ilçesinde bulunan Tuz Gölü, her ne kadar Türkiye’nin en büyük 2. gölü (kuraklık nedeniyle artık bu unvan Beyşehir Gölü’nde) ve tuz deposu olarak bilinse de seyahat severler için apayrı bir önemi var. Çünkü burası gezginler için her zaman Türkiye’de görmek istedikleri ilk destinasyonlardan biri olmuştur.

Bizce de özellikle fotoğraf tutkunu gezginlerin, farklı destinasyonlar görmek isteyen meraklı başka dünyalıların, ölmeden önce gidilecek yerler listelerinde mutlaka ama mutlaka bulunması gereken bir yer Tuz Gölü.

Böyle ısrarcı konuşup biraz abarttığımızı düşünüyor olabilirsiniz belki de. O yüzden lafı fazla uzatmadan size biraz hislerimizi aktarmaya çalışalım ve kendi deneyimlerimizden bahsedelim. Tabi sadece bunlarla sınırlı kalmıyoruz ve yazının içerisinde Tuz Gölü hakkında diğer bilgilere de yer veriyoruz.

Bizim Gözümüzden Tuz Gölü

Tuz Gölü Aksaray

Tuz Gölü’nün kıyısına indiğimiz ilk anda, yere serilmiş kilometrelerce uzunlukta bir aynaya bakıyoruz sanmıştık. Çok şaşırdık desek yalan söylemiş oluruz çünkü zaten onca yolu bu eşsiz manzaraya şahit olabilmek için gelmiştik. Şansımıza su durgundu ve gökyüzündeki bulutlar, olduğu gibi yer yüzündeydi. Yani internette resimlerini görüp ayılıp bayıldığımız o manzara tam karşımızadaydı.

Aslında gerçekten pek anlatılacak gibi değil, gidilip yerinde görülmesi gereken bir manzara bu. İlk anda insanın içine acayip bir dinginlik geliyor. Sonrasında ise sonsuzluk hissine kapılıp uzaklara dalıveriyorsunuz. Nasıl desek? Bulutların üzerinde uçmak değil belki ama onların üstünde yürümek gibi bir şey işte. 🙂

Tuz Gölü’nün tek özelliği eşsiz manzarası değil. Tuz Gölü Hakkında Bilgiler bölümünde anlattığımız oluşum özellikleri sayesinde burası insan vücudu için de şifalı bir yer. Tabi biz aklımıza bu bilgileri doldurup gittiğimiz için, hemen ayakkabıları çıkarıp ayaklarımızı zengin mineralli Tuz Gölü ile buluşturmayı ihmal etmemiştik. Yani Tuz Gölü’nün hem etinden hem de sütünden bol bol faydalanmış olduk.

Sonuç olarak burada geçirdiğimiz yaklaşık 1 saat boyunca harika fotoğraflar çektik, çekindik. Göldeki tuzların çıplak ayaklarımıza batmasına, canımızın yanmasına aldırmadan çok güzel eğlendik, mutlu olduk. Taa ki o durgun gökyüzünden tepemize kocaman dolu taneleri inmeye başlayana kadar. O anda mutluluğumuza nokta koymak zorunda kaldık ve koşarak arabaya gittik. İşte bunlar hep nazar nazar. Resmen kendi şansımıza kendimiz nazar değdirmiş olduk. 🙂

Tuz Gölü’nün En Güzel Yanı, Flamingolar

Tuz Gölü flamingolar
Fotoğraf Kaynak: Pinterest

Flamingolar ne alaka şimdi demeyin, bembeyaz bir oluşum olan Tuz Gölü’nün renkli, sevimli, pembe misafirleri onlar. Yılda ortalama 10.000 çift flamingo, Tuz Gölü’nün orta kısımlarında yer alan çamur adalarında kuluçkaya yatıyor ve ortaya tadına doyum olmaz manzaralar çıkarıyorlar.

Su seviyesi ve iklim koşullarının uygun olduğu yıllarda flamingo yavru sayısı 20.000 adedi buluyormuş. Bilimsel açıklamalara göre Tuz Gölü’nde tek hücreli canlılardan başka canlı yaşaması pek mümkün değil. Ancak Anadolu yöresinde allı turna (şarkı şimdi daha bir anlamlı gelmeye başladı) olarak bilinen bu kuş türü bilime resmen baş kaldırmış. Öyle ki flamingoların dünyadaki en önemli üreme alanlarından biri haline gelmiş burası. Bunun sebebi de flamingoların tuzlu sularda kuluçkaya yatmalarıymış.

Tabi “peki bu flamingolar Tuz Gölü’ne ne zaman gelirlermiş” dediğinizi duyar gibiyiz. Efendim seyahatinizi ilkbahar ve yaz aylarına denk getirirseniz allı turnaları, hatta iyi bir gezgin olursanız onların yavrularını bile görebilirsiniz. Bizden söylemesi.


Tuz Gölü’nün Çevresinde Neler Var?

Tuz Gölü manzarası

Aslında göle giriş için belli bir nokta var demek çok doğru değil. Arabayla giderken sağa çekip kendinizi sonsuz beyazlığın kollarına bırakabilirsiniz. Ancak tabelaların ısrarla gösterdiği bir yer vardı ve biz de oraya kadar gitmiştik.

O noktadan Tuz Gölü’ne inerken bir tesisin yanından geçerek ilerliyorsunuz. Tesiste tuz gölü minerallerinden yapılmış çeşitli ürünler satılıyor. El kremleri, migrene ve birçok hastalığa iyi geldiği söylenen çeşit çeşit ürünler bulunuyor raflarda. Hatta Uğur Işılak’ın bu konuyla alakalı şöyle bir türküsü bile varmış: Kışa döndü yaz baharım, soldurdum gülü, azdı yine yaralarım yetiş Tuz Gölü. İşte ben bu türküyü öğrendiğim an BİR YAŞIMA DAHA GİRDİM. 😀

Neyse efendim konumuza dönelim. Tesisten geçerken ürünleri denemenizi öneririz. Zaten siz istemeseniz de el kremi gibi bir ürünü zorla denetiyorlar. İyi ki de denetiyorlar! Aman Allahım, o ne harika bir şey anlatamam. Kremi 10 saniye kadar ovalayarak elinize yedirdikten sonra yıkadığınızda elinizdeki yumuşaklığa ve nemlilik hissine inanamıyorsunuz. Ben onu almaya niyetlendim ama maalesef hava şartları bana mani oldu. Dolu tanelerini kafama kafama yiyince unutuverdim gitti. Sizin aklınızın bir köşesinde bulunsun.

Bu arada tesiste 10 TL ye lastik terlikler de satılıyordu, pek anlam verememiştim bu duruma göle girene kadar. Siz siz olun bence Tuz Gölü’ne terliksiz girmeyin. Dibinde sertleşen tuzlar ayaklara batıyor ve fazlasıyla can yakıyor. Alın terliğinizi hem ayağınız hem kafanız rahat etsin, ufuk çizgisine kadar yürüyün gölde.

Son olarak Tuz Gölü’nün dibinde balçık gibi koyu renkli bir toprak var. O topraktan kaçmayın, ayaklara şifaymış, bizden söylemesi.

Tuz Gölü Hakkında Bilgiler

Tuz Gölü insan manzaraları
Fotoğraf Kaynak: Filckr-Cenk Erbay

Bu bölümü Tuz Gölü hakkında kısaca bilgiler vermeye ayırdık. Burası yazının başında da belirttiğimiz gibi, Türkiye’nin 2. büyük gölü olarak hafızalarıma kazınmıştı Coğrafya derslerinden. Bu sebepten ötürü benim gözümde hep metrelerce derinlikte bir göl olarak canlanmıştı fakat gidince anladım ki hiç de öyle değilmiş. Tuz Gölü’ndeki derinlik ayak bileğini seviyesini geçmiyor ve kıyıdan metrelerce açığa gitseniz bile seviyesi pek değişmiyor. Sadece kıyıdan çok çok uzaklarda gölün derinlik seviyesinin en fazla 1-2 metreye kadar ulaştığı söyleniyor.

Bununla birlikte, Tuz Gölü sadece turistik bir nokta değil. Adından da anlaşılacağı üzere, aynı zamanda ülkemizin tuz deposu görevini de görüyor. Tuz Gölü’nden senede 150.000 ton ağırlığında tuz çıkarılıyormuş ve Türkiye’nin tuz ihtiyacının %50’lik kısmı buradan karşılanıyormuş.

Şimdi üzücü bir haberimiz var. Ülkemizde gördüğümüz hemen her doğal oluşumdaki sıkıntı burada da baş göstermiş durumda ne yazık ki. Hem maddi hem manevi olarak bizlere katkıda bulunan bu doğal güzellik maalesef yok olmaya doğru yaklaşıyor ve bunda her zaman olduğu gibi yine insanoğlunun hatası çok büyük. 🙁

1995 yılından bu yana göl tam %85 (!) oranında küçülmüş. Hatta bilim adamlarının tahminleri Tuz Gölü’nün 2015 yılında tamamen yok olması üzerineymiş. Ancak alınan önlemlerle bu durum biraz ertelenmiş. Fakat tüm bunlara rağmen önümüzdeki yıllara kalacağından çok emin olunamıyor. Yani Tuz Gölü’nü dünya gözüyle görmek istiyorsanız elinizi çabuk tutmanızı tavsiye ederiz.

Oluşumu ve Özellikleri

Tuz Gölü’nün oluşumunu etrafındaki kayaçlara borçluyuz diyebiliriz. Yani aslında burası, doğa ananın bize bir hediyesi. Zaman içinde doğa olaylarının etkisiyle yer altından gelen tuzlu su bu alanda birikmeye ve biriken tuzlu su da etraftaki kayaçları eritmeye başlamış. Böylece Tuz Gölü ortaya çıkmış.

Kış aylarında su seviyesinin yüksek olduğu göl, yaz aylarında kuraklaşıyormuş ve sular buharlaşıyormuş. Bu doğal olayların sonucunda da gölün bulunduğu alan bir tuz çölüne dönüşüyormuş. Görevliler de bu tuzları toplayarak ve işleyerek soframıza kadar gelmesini sağlıyorlarmış.


Tuz Gölü’nün Efsanesi

Tuz Gölü Konya
Fotoğraf Kaynak: Filckr-Richard Pomella

Her ne kadar Tuz Gölü’nün bilimsel oluşumunu yukarıda anlatmış olsak da, biz halk olarak efsaneleri severiz. Yedigöller’den Meke Gölü’ne ülkemizin dört bir köşesini gezdik ve efsanesi olmayan bir doğal oluşuma şimdiye kadar rastlamadık. 🙂

Tabi ki Tuz Gölü’nün oluşumunun da bir efsanesi var. Hemen anlatalım:

Rivayete göre çoook eski zamanlarda, şu anda gölün bulunduğu yerde kocaman bir üzüm bağı varmış. Üzüm bağının sahibi yaşlı, kötü kalpli, huysuz ve cimri bir nineymiş.

Bir gün uzunca bir yola çıkmış olan yaşlı bir derviş susuzluktan ölmek üzereyken bu bağı görmüş. Bağın sahibi huysuz nineye çok susadığını söylemiş ve ondan birkaç bağ üzüm istemiş. Yaşlı nine dervişe üzüm vermemek için “bu yıl bağım kurudu, üzüm falan vermedi” demiş.

Kadının yalan söylediğini bilen derviş ona bakarak “tuz ile buz olasın” diye beddua etmiş. Yaşlı kadın o anda taş kesilmiş, kocaman üzüm bağı da Tuz Gölü’ne dönüşüvermiş.

Sonuç olarak hikaye bu. Flamingolar gibi biz de bilime kafa tuttuk. Bu efsaneye inanmayan varsa gitsin İsviçreli bilim adamlarının araştırmalarını incelesin. 🙂

Tuz Gölü Müzesi

Tuz Göl'ünde yürüyen çocuk
Fotoğraf Kaynak: Filckr-Anna Reinert

Tuz Gölü Müzesi olarak bilinen yer aslında bizim Tuz Gölü’nün Çevresinde Neler Var? bölümünde anlattığımız hediyelik eşya ve şifalı kremlerin satıldığı alan. Yani Tuz Gölü Müzesi’ne giriş ücreti nedir, ziyaret saatleri kaçla kaç arasındadır gibi aklınızı kurcalayan soruların cevabı yok. Çünkü burada herhangi bir ziyaret saati ya da giriş ücreti uygulaması bulunmuyor. İstediğiniz her Allahın günü, her saatte ücretsiz olarak giriş yapabilir, gözlerinizi güzelliğe, bedeninizi şifaya doyurabilirsiniz.

Tuz Gölü Nerede, Nasıl Gidilir?

İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Tuz Gölü, Konya’ya bağlı Şereflikoçhisar ilçesinde bulunuyor. Aksaray, Konya ve Ankara’ya da oldukça yakın. Özel araç ya da otobüs ile ulaşım alternatifleri ise şöyle:

Eğer özel araç ile Ankara üzerinden gidiyorsanız; Ankara-Konya devlet otoyolunu takip edecek ve Şereflikoçhisar ilçesine varacaksınız. Buradan sonra tabelalar ya da navigasyon yardımı ile Tuz Gölü’ne ulaşabilirsiniz.

Konya üzerinden gidiyorsanız; Konya kavşağından sağa dönmeli ve Cihanbeyli ilçesine doğru yol almalısınız. Cihanbeyli’den sonra yine tabelaları takip etmeniz ya da navigasyondan yardım almanız yeterli.

Otobüs ile gelecekseniz eğer öncelikle ya Şereflikoçhisar’a ya da Cihanbeyli’ye ulaşmanız gerekiyor. Ardından Tuz Gölü’ne giden minübüslere binebilirsiniz.

Konum 📌

Şehirler Arası Mesafeler

Ankara – Tuz Gölü arası mesafe; yaklaşık 128 km — 1 saat 25 dakika

Konya – Tuz Gölü arası mesafe; yaklaşık 170 km — 2 saat 15 dakika

Aksaray – Tuz Gölü arası mesafe; yaklaşık 90 km — 1 saat 15 dakika


Bu Yazılarımız da İlginizi Çekebilir

🌍 Ayder Yaylası Gezi Rehberi – 7 Maddede Ayder Gezisi

🌍 Batum Turu – 10 Maddede Batum Rehberi

🌍 Ünye’de Gezilecek Yerler

🌍 Safranbolu Gezi Rehberi


Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı